Sabah zikirleri — Hısnü’l-Müslim
ٱللَّهُ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ ٱلْحَىُّ ٱلْقَيُّومُ لَا تَأْخُذُهُۥ سِنَةٌ وَلَا نَوْمٌ لَّهُۥ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ مَن ذَا ٱلَّذِى يَشْفَعُ عِندَهُۥٓ إِلَّا بِإِذْنِهِۦ يَعْلَمُ مَا بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ وَلَا يُحِيطُونَ بِشَىْءٍ مِّنْ عِلْمِهِۦٓ إِلَّا بِمَا شَآءَ وَسِعَ كُرْسِيُّهُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ وَلَا يَـُٔودُهُۥ حِفْظُهُمَا وَهُوَ ٱلْعَلِىُّ ٱلْعَظِيمُ
Allāhu lā ilāha illā huwal-ḥayyul-qayyūm, lā taʾkhudhuhū sinatun wa lā nawm, lahū mā fis-samāwāti wa mā fil-arḍ, man dhal-ladhī yashfaʿu ʿindahū illā bi-idhnih, yaʿlamu mā bayna aydīhim wa mā khalfahum, wa lā yuḥīṭūna bi-shayʾin min ʿilmihī illā bimā shāʾ, wasiʿa kursiyyuhus-samāwāti wal-arḍ, wa lā yaʾūduhū ḥifẓuhumā, wa huwal-ʿaliyyul-ʿaẓīm.
Allah, kendisinden başka ilah olmayandır. Diridir, her şeyi ayakta tutandır. O'nu ne uyuklama ne de uyku tutar. Göklerde ve yerde ne varsa O'nundur. İzni olmadan O'nun katında kim şefaat edebilir? O, kulların önlerindekini ve arkalarındakini bilir; onlar ise O'nun dilediği kadarı dışında ilminden hiçbir şeyi kavrayamazlar. O'nun kürsüsü gökleri ve yeri kaplamıştır. Onları korumak O'na ağır gelmez. O, yücedir, büyüktür.
× 1 · Kaynak: Hısnü'l-Müslim 75 · Kur'an 2:255
قُلْ هُوَ ٱللَّهُ أَحَدٌ ٱللَّهُ ٱلصَّمَدُ لَمْ يَلِدْ وَلَمْ يُولَدْ وَلَمْ يَكُن لَّهُۥ كُفُوًا أَحَدٌۢ
Qul huwallāhu aḥad. Allāhuṣ-ṣamad. Lam yalid wa lam yūlad. Wa lam yakun lahū kufuwan aḥad.
De ki: O Allah birdir. Allah sameddir (her şey O'na muhtaçtır, O hiçbir şeye muhtaç değildir). O doğurmamış ve doğurulmamıştır. Hiçbir şey O'na denk değildir.
İhlâs, Felak ve Nâs surelerini akşam ve sabah üçer kez oku; her şeye karşı sana yeter.
× 3 · Kaynak: Hısnü'l-Müslim 76 · Ebû Dâvûd 5082 (Hasen)
قُلْ أَعُوذُ بِرَبِّ ٱلْفَلَقِ مِن شَرِّ مَا خَلَقَ وَمِن شَرِّ غَاسِقٍ إِذَا وَقَبَ وَمِن شَرِّ ٱلنَّفَّٰثَٰتِ فِى ٱلْعُقَدِ وَمِن شَرِّ حَاسِدٍ إِذَا حَسَدَ
Qul aʿūdhu bi-rabbil-falaq. Min sharri mā khalaq. Wa min sharri ghāsiqin idhā waqab. Wa min sharrin-naffāthāti fil-ʿuqad. Wa min sharri ḥāsidin idhā ḥasad.
De ki: Yarattığı şeylerin şerrinden, karanlığı çöktüğü zaman gecenin şerrinden, düğümlere üfleyenlerin şerrinden ve haset ettiği zaman hasetçinin şerrinden sabahın Rabbine sığınırım.
İhlâs, Felak ve Nâs surelerini akşam ve sabah üçer kez oku; her şeye karşı sana yeter.
× 3 · Kaynak: Hısnü'l-Müslim 76 · Ebû Dâvûd 5082 (Hasen)
قُلْ أَعُوذُ بِرَبِّ ٱلنَّاسِ مَلِكِ ٱلنَّاسِ إِلَٰهِ ٱلنَّاسِ مِن شَرِّ ٱلْوَسْوَاسِ ٱلْخَنَّاسِ ٱلَّذِى يُوَسْوِسُ فِى صُدُورِ ٱلنَّاسِ مِنَ ٱلْجِنَّةِ وَٱلنَّاسِ
Qul aʿūdhu bi-rabbin-nās. Malikin-nās. Ilāhin-nās. Min sharril-waswāsil-khannās. Alladhī yuwaswisu fī ṣudūrin-nās. Minal-jinnati wan-nās.
De ki: Cinlerden ve insanlardan; insanların göğüslerine vesvese veren, (Allah anılınca) sinip kaçan vesvesecinin şerrinden insanların Rabbine, insanların Melikine, insanların İlahına sığınırım.
İhlâs, Felak ve Nâs surelerini akşam ve sabah üçer kez oku; her şeye karşı sana yeter.
× 3 · Kaynak: Hısnü'l-Müslim 76 · Ebû Dâvûd 5082 (Hasen)
أَصْبَحْنَا وَأَصْبَحَ الْمُلْكُ لِلَّهِ، وَالْحَمْدُ لِلَّهِ، لاَ إِلَهَ إلاَّ اللَّهُ وَحْدَهُ لاَ شَرِيكَ لَهُ، لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ وَهُوَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ، رَبِّ أَسْأَلُكَ خَيْرَ مَا فِي هَذَا الْيَوْمِ وَخَيرَ مَا بَعْدَهُ، وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّ مَا فِي هَذَا الْيَوْمِ وَشَرِّ مَا بَعْدَهُ، رَبِّ أَعُوذُ بِكَ مِنَ الْكَسَلِ وَسُوءِ الْكِبَرِ، رَبِّ أَعُوذُ بِكَ مِنْ عَذَابٍ فِي النَّارِ وَعَذَابٍ فِي الْقَبْرِ
Aṣbaḥnā wa aṣbaḥal-mulku lillāh, wal-ḥamdu lillāh, lā ilāha illallāhu waḥdahū lā sharīka lah, lahul-mulku wa lahul-ḥamdu wa huwa ʿalā kulli shayʾin qadīr. Rabbi asʾaluka khayra mā fī hādhal-yawmi wa khayra mā baʿdah, wa aʿūdhu bika min sharri mā fī hādhal-yawmi wa sharri mā baʿdah. Rabbi aʿūdhu bika minal-kasali wa sūʾil-kibar. Rabbi aʿūdhu bika min ʿadhābin fin-nāri wa ʿadhābin fil-qabr.
Sabaha erdik, mülk de Allah'a ait olarak sabaha erdi. Hamd Allah'a mahsustur. Allah'tan başka ilah yoktur; O tektir, ortağı yoktur. Mülk O'nundur, hamd O'nadır ve O her şeye kadirdir. Rabbim! Senden bu günün hayrını ve ondan sonrakinin hayrını isterim; bu günün şerrinden ve ondan sonrakinin şerrinden Sana sığınırım. Rabbim! Tembellikten ve ihtiyarlığın kötülüğünden Sana sığınırım. Rabbim! Ateşteki azaptan ve kabirdeki azaptan Sana sığınırım.
× 1 · Kaynak: Hısnü'l-Müslim 77 · Müslim 2723 (Sahih)
اللَّهُمَّ بِكَ أَصْبَحْنَا وَبِكَ أَمْسَيْنَا وَبِكَ نَحْيَا وَبِكَ نَمُوتُ وَإِلَيْكَ الْمَصِيرُ
Allāhumma bika aṣbaḥnā, wa bika amsaynā, wa bika naḥyā, wa bika namūtu, wa ilaykal-maṣīr.
Allah'ım! Seninle sabaha erdik, Seninle akşama erdik; Seninle yaşar, Seninle ölürüz. Dönüş Sanadır.
× 1 · Kaynak: Hısnü'l-Müslim 78 · Tirmizî 3391 (Sahih)
اللَّهُمَّ أَنْتَ رَبِّي، لاَ إِلَهَ إِلاَّ أَنْتَ، خَلَقْتَنِي وَأَنَا عَبْدُكَ، وَأَنَا عَلَى عَهْدِكَ وَوَعْدِكَ مَا اسْتَطَعْتُ، أَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّ مَا صَنَعْتُ، أَبُوءُ لَكَ بِنِعْمَتِكَ عَلَىَّ وَأَبُوءُ لَكَ بِذَنْبِي، فَاغْفِرْ لِي، فَإِنَّهُ لاَ يَغْفِرُ الذُّنُوبَ إِلاَّ أَنْتَ
Allāhumma anta rabbī, lā ilāha illā ant, khalaqtanī wa ana ʿabduk, wa ana ʿalā ʿahdika wa waʿdika mastaṭaʿt, aʿūdhu bika min sharri mā ṣanaʿt, abūʾu laka bi-niʿmatika ʿalayya wa abūʾu laka bi-dhanbī, faghfir lī, fa-innahū lā yaghfirudh-dhunūba illā ant.
Allah'ım! Sen benim Rabbimsin. Senden başka ilah yoktur. Beni Sen yarattın; ben Senin kulunum. Gücüm yettiğince Sana verdiğim söze ve vaadime bağlıyım. Yaptıklarımın şerrinden Sana sığınırım. Bana olan nimetini ikrar ederim, günahımı da itiraf ederim. Beni bağışla; çünkü günahları Senden başka bağışlayan yoktur.
Kim buna yürekten inanarak gündüz söyler de o gün akşam olmadan ölürse cennet ehlindendir; kim de inanarak gece söyler de sabah olmadan ölürse o da cennet ehlindendir.
× 1 · Kaynak: Hısnü'l-Müslim 79 · Buhârî 6306 (Sahih)
اللَّهُمَّ عَافِنِي فِي بَدَنِي اللَّهُمَّ عَافِنِي فِي سَمْعِي اللَّهُمَّ عَافِنِي فِي بَصَرِي لاَ إِلَهَ إِلاَّ أَنْتَ
Allāhumma ʿāfinī fī badanī, Allāhumma ʿāfinī fī samʿī, Allāhumma ʿāfinī fī baṣarī, lā ilāha illā ant.
Allah'ım! Bedenime afiyet ver. Allah'ım! Kulağıma afiyet ver. Allah'ım! Gözüme afiyet ver. Senden başka ilah yoktur.
Ebû Bekre, Peygamber'in ﷺ sünnetine uyarak bunu sabah üç kez ve akşam üç kez tekrarlardı.
× 3 · Kaynak: Hısnü'l-Müslim 82 · Ebû Dâvûd 5090 (Hasen)
اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنَ الْكُفْرِ وَالْفَقْرِ اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنْ عَذَابِ الْقَبْرِ لاَ إِلَهَ إِلاَّ أَنْتَ
Allāhumma innī aʿūdhu bika minal-kufri wal-faqr, Allāhumma innī aʿūdhu bika min ʿadhābil-qabr, lā ilāha illā ant.
Allah'ım! Küfürden ve fakirlikten Sana sığınırım. Allah'ım! Kabir azabından Sana sığınırım. Senden başka ilah yoktur.
Ebû Bekre, Peygamber'in ﷺ sünnetine uyarak bunu sabah üç kez ve akşam üç kez tekrarlardı.
× 3 · Kaynak: Hısnü'l-Müslim 82 · Ebû Dâvûd 5090 (Hasen)
اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ الْعَفْوَ وَالْعَافِيَةَ فِي الدُّنْيَا وَالآخِرَةِ اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ الْعَفْوَ وَالْعَافِيَةَ فِي دِينِي وَدُنْيَاىَ وَأَهْلِي وَمَالِي اللَّهُمَّ اسْتُرْ عَوْرَاتِي وَآمِنْ رَوْعَاتِي وَاحْفَظْنِي مِنْ بَيْنِ يَدَىَّ وَمِنْ خَلْفِي وَعَنْ يَمِينِي وَعَنْ شِمَالِي وَمِنْ فَوْقِي وَأَعُوذُ بِكَ أَنْ أُغْتَالَ مِنْ تَحْتِي
Allāhumma innī asʾalukal-ʿafwa wal-ʿāfiyata fid-dunyā wal-ākhirah, Allāhumma innī asʾalukal-ʿafwa wal-ʿāfiyata fī dīnī wa dunyāya wa ahlī wa mālī, Allāhummastur ʿawrātī wa āmin rawʿātī, waḥfaẓnī min bayni yadayya wa min khalfī wa ʿan yamīnī wa ʿan shimālī wa min fawqī, wa aʿūdhu bika an ughtāla min taḥtī.
Allah'ım! Senden dünyada ve ahirette af ve afiyet dilerim. Allah'ım! Senden dinimde, dünyamda, ailemde ve malımda af ve afiyet dilerim. Allah'ım! Ayıplarımı ört, korkularımdan emin kıl. Beni önümden, arkamdan, sağımdan, solumdan ve üstümden koru. Altımdan ansızın helak edilmekten Sana sığınırım.
İbn Ömer: Peygamber ﷺ akşam ve sabah bu duaları hiç terk etmezdi.
× 1 · Kaynak: Hısnü'l-Müslim 84 · İbn Mâce 3871 (Sahih)
اللَّهُمَّ فَاطِرَ السَّمَوَاتِ وَالأَرْضِ عَالِمَ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ لاَ إِلَهَ إِلاَّ أَنْتَ رَبَّ كُلِّ شَيْءٍ وَمَلِيكَهُ أَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّ نَفْسِي وَمِنْ شَرِّ الشَّيْطَانِ وَشَرَكِهِ وَأَنْ أَقْتَرِفَ عَلَى نَفْسِي سُوءًا أَوْ أَجُرَّهُ إِلَى مُسْلِمٍ
Allāhumma fāṭiras-samāwāti wal-arḍ, ʿālimal-ghaybi wash-shahādah, lā ilāha illā ant, rabba kulli shayʾin wa malīkah, aʿūdhu bika min sharri nafsī wa min sharrish-shayṭāni wa sharakih, wa an aqtarifa ʿalā nafsī sūʾan aw ajurrahū ilā muslim.
Allah'ım! Ey gökleri ve yeri yaratan, görüleni ve görülmeyeni bilen! Senden başka ilah yoktur; Sen her şeyin Rabbi ve sahibisin. Nefsimin şerrinden, şeytanın şerrinden ve tuzaklarından, kendime bir kötülük etmekten veya onu bir Müslümana bulaştırmaktan Sana sığınırım.
× 1 · Kaynak: Hısnü'l-Müslim 85 · Tirmizî 3529 (Hasen)
بِسْمِ اللَّهِ الَّذِي لاَ يَضُرُّ مَعَ اسْمِهِ شَىْءٌ فِي الأَرْضِ وَلاَ فِي السَّمَاءِ وَهُوَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ
Bismillāhil-ladhī lā yaḍurru maʿasmihī shayʾun fil-arḍi wa lā fis-samāʾ, wa huwas-samīʿul-ʿalīm.
Adıyla birlikte yerde ve gökte hiçbir şeyin zarar veremeyeceği Allah'ın adıyla. O, işitendir, bilendir.
Kim bunu üç kez söylerse sabaha kadar ona ani bir bela isabet etmez; kim sabah üç kez söylerse akşama kadar ona ani bir bela isabet etmez.
× 3 · Kaynak: Hısnü'l-Müslim 86 · Ebû Dâvûd 5088 (Sahih)
يَا حَيُّ يَا قَيُّومُ بِرَحْمَتِكَ أَسْتَغيثُ أَصْلِحْ لِي شَأْنِيَ كُلَّهُ وَلاَ تَكِلْنِي إِلَى نَفْسِي طَرْفَةَ عَيْنٍ
Yā ḥayyu yā qayyūmu bi-raḥmatika astaghīth, aṣliḥ lī shaʾniya kullah, wa lā takilnī ilā nafsī ṭarfata ʿayn.
Ey Hayy, ey Kayyûm! Rahmetinle yardım dilerim. Bütün işlerimi düzelt ve beni göz açıp kapayıncaya kadar bile nefsime bırakma.
× 1 · Kaynak: Hısnü'l-Müslim 88 · Hâkim 1/545 (Sahih)
سُبْحَانَ اللَّهِ وَبِحَمْدِهِ
Subḥānallāhi wa bi-ḥamdih.
Allah'ı hamd ile tesbih ederim.
Kim bunu sabah ve akşam yüz kez söylerse, kıyamet günü hiç kimse onun getirdiğinden daha üstününü getiremez; ancak onun kadar veya daha fazla söyleyen müstesnadır.
× 100 · Kaynak: Hısnü'l-Müslim 91 · Müslim 2692 (Sahih)
لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ وَحْدَهُ لاَ شَرِيكَ لَهُ لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ وَهُوَ عَلَى كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ
Lā ilāha illallāhu waḥdahū lā sharīka lah, lahul-mulku wa lahul-ḥamdu wa huwa ʿalā kulli shayʾin qadīr.
Allah'tan başka ilah yoktur; O tektir, ortağı yoktur. Mülk O'nundur, hamd O'nadır ve O her şeye kadirdir.
Sabah söylenirse İsmail soyundan bir köle azat etmeye denktir; ona on sevap yazılır, on günahı silinir, on derece yükseltilir ve akşama kadar şeytandan korunur. Akşam söylenirse sabaha kadar aynı fazilet geçerlidir.
× 1 · Kaynak: Hısnü'l-Müslim 92 · Ebû Dâvûd 5077 (Sahih)
سُبْحَانَ اللَّهِ وَبِحَمْدِهِ عَدَدَ خَلْقِهِ وَرِضَا نَفْسِهِ وَزِنَةَ عَرْشِهِ وَمِدَادَ كَلِمَاتِهِ
Subḥānallāhi wa bi-ḥamdihī ʿadada khalqihī wa riḍā nafsihī wa zinata ʿarshihī wa midāda kalimātih.
Allah'ı hamd ile tesbih ederim; yarattıklarının sayısınca, rızası kadar, arşının ağırlığınca ve kelimelerinin mürekkebi kadar.
Peygamber ﷺ sabah namazından sonra bu dört kelimeyi üç kez söyledi; Cüveyriye'nin sabahtan beri söylediklerinin tamamıyla tartılsa onlardan ağır gelirdi.
× 3 · Kaynak: Hısnü'l-Müslim 94 · Müslim 2726 (Sahih)
اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ عِلْمًا نَافِعًا، وَرِزْقًا طَيِّبًا، وَعَمَلاً مُتَقَبَّلاً
Allāhumma innī asʾaluka ʿilman nāfiʿā, wa rizqan ṭayyibā, wa ʿamalan mutaqabbalā.
Allah'ım! Senden faydalı ilim, temiz rızık ve kabul edilmiş amel dilerim.
Peygamber ﷺ bunu sabah namazında selam verince söylerdi.
× 1 · Kaynak: Hısnü'l-Müslim 95 · İbn Mâce 925 (Sahih)
أَسْتَغْفِرُ اللَّهَ وَأَتُوبُ إِلَيْهِ
Astaghfirullāha wa atūbu ilayh.
Allah'tan bağışlanma diler, O'na tövbe ederim.
Peygamber ﷺ buyurdu: Ben günde yüz kez Allah'tan bağışlanma diler ve O'na tövbe ederim.
× 100 · Kaynak: Hısnü'l-Müslim 96 · İbn Mâce 3815 (Hasen)
Akşam zikirleri — Hısnü’l-Müslim
ٱللَّهُ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ ٱلْحَىُّ ٱلْقَيُّومُ لَا تَأْخُذُهُۥ سِنَةٌ وَلَا نَوْمٌ لَّهُۥ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ مَن ذَا ٱلَّذِى يَشْفَعُ عِندَهُۥٓ إِلَّا بِإِذْنِهِۦ يَعْلَمُ مَا بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ وَلَا يُحِيطُونَ بِشَىْءٍ مِّنْ عِلْمِهِۦٓ إِلَّا بِمَا شَآءَ وَسِعَ كُرْسِيُّهُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ وَلَا يَـُٔودُهُۥ حِفْظُهُمَا وَهُوَ ٱلْعَلِىُّ ٱلْعَظِيمُ
Allāhu lā ilāha illā huwal-ḥayyul-qayyūm, lā taʾkhudhuhū sinatun wa lā nawm, lahū mā fis-samāwāti wa mā fil-arḍ, man dhal-ladhī yashfaʿu ʿindahū illā bi-idhnih, yaʿlamu mā bayna aydīhim wa mā khalfahum, wa lā yuḥīṭūna bi-shayʾin min ʿilmihī illā bimā shāʾ, wasiʿa kursiyyuhus-samāwāti wal-arḍ, wa lā yaʾūduhū ḥifẓuhumā, wa huwal-ʿaliyyul-ʿaẓīm.
Allah, kendisinden başka ilah olmayandır. Diridir, her şeyi ayakta tutandır. O'nu ne uyuklama ne de uyku tutar. Göklerde ve yerde ne varsa O'nundur. İzni olmadan O'nun katında kim şefaat edebilir? O, kulların önlerindekini ve arkalarındakini bilir; onlar ise O'nun dilediği kadarı dışında ilminden hiçbir şeyi kavrayamazlar. O'nun kürsüsü gökleri ve yeri kaplamıştır. Onları korumak O'na ağır gelmez. O, yücedir, büyüktür.
× 1 · Kaynak: Hısnü'l-Müslim 75 · Kur'an 2:255
قُلْ هُوَ ٱللَّهُ أَحَدٌ ٱللَّهُ ٱلصَّمَدُ لَمْ يَلِدْ وَلَمْ يُولَدْ وَلَمْ يَكُن لَّهُۥ كُفُوًا أَحَدٌۢ
Qul huwallāhu aḥad. Allāhuṣ-ṣamad. Lam yalid wa lam yūlad. Wa lam yakun lahū kufuwan aḥad.
De ki: O Allah birdir. Allah sameddir (her şey O'na muhtaçtır, O hiçbir şeye muhtaç değildir). O doğurmamış ve doğurulmamıştır. Hiçbir şey O'na denk değildir.
İhlâs, Felak ve Nâs surelerini akşam ve sabah üçer kez oku; her şeye karşı sana yeter.
× 3 · Kaynak: Hısnü'l-Müslim 76 · Ebû Dâvûd 5082 (Hasen)
قُلْ أَعُوذُ بِرَبِّ ٱلْفَلَقِ مِن شَرِّ مَا خَلَقَ وَمِن شَرِّ غَاسِقٍ إِذَا وَقَبَ وَمِن شَرِّ ٱلنَّفَّٰثَٰتِ فِى ٱلْعُقَدِ وَمِن شَرِّ حَاسِدٍ إِذَا حَسَدَ
Qul aʿūdhu bi-rabbil-falaq. Min sharri mā khalaq. Wa min sharri ghāsiqin idhā waqab. Wa min sharrin-naffāthāti fil-ʿuqad. Wa min sharri ḥāsidin idhā ḥasad.
De ki: Yarattığı şeylerin şerrinden, karanlığı çöktüğü zaman gecenin şerrinden, düğümlere üfleyenlerin şerrinden ve haset ettiği zaman hasetçinin şerrinden sabahın Rabbine sığınırım.
İhlâs, Felak ve Nâs surelerini akşam ve sabah üçer kez oku; her şeye karşı sana yeter.
× 3 · Kaynak: Hısnü'l-Müslim 76 · Ebû Dâvûd 5082 (Hasen)
قُلْ أَعُوذُ بِرَبِّ ٱلنَّاسِ مَلِكِ ٱلنَّاسِ إِلَٰهِ ٱلنَّاسِ مِن شَرِّ ٱلْوَسْوَاسِ ٱلْخَنَّاسِ ٱلَّذِى يُوَسْوِسُ فِى صُدُورِ ٱلنَّاسِ مِنَ ٱلْجِنَّةِ وَٱلنَّاسِ
Qul aʿūdhu bi-rabbin-nās. Malikin-nās. Ilāhin-nās. Min sharril-waswāsil-khannās. Alladhī yuwaswisu fī ṣudūrin-nās. Minal-jinnati wan-nās.
De ki: Cinlerden ve insanlardan; insanların göğüslerine vesvese veren, (Allah anılınca) sinip kaçan vesvesecinin şerrinden insanların Rabbine, insanların Melikine, insanların İlahına sığınırım.
İhlâs, Felak ve Nâs surelerini akşam ve sabah üçer kez oku; her şeye karşı sana yeter.
× 3 · Kaynak: Hısnü'l-Müslim 76 · Ebû Dâvûd 5082 (Hasen)
أَمْسَيْنَا وَأَمْسَى الْمُلْكُ لِلَّهِ وَالْحَمْدُ لِلَّهِ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ وَحْدَهُ لاَ شَرِيكَ لَهُ لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ وَهُوَ عَلَى كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ رَبِّ أَسْأَلُكَ خَيْرَ مَا فِي هَذِهِ اللَّيْلَةِ وَخَيْرَ مَا بَعْدَهَا وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّ مَا فِي هَذِهِ اللَّيْلَةِ وَشَرِّ مَا بَعْدَهَا رَبِّ أَعُوذُ بِكَ مِنَ الْكَسَلِ وَسُوءِ الْكِبَرِ رَبِّ أَعُوذُ بِكَ مِنْ عَذَابٍ فِي النَّارِ وَعَذَابٍ فِي الْقَبْرِ
Amsaynā wa amsal-mulku lillāhi wal-ḥamdu lillāh, lā ilāha illallāhu waḥdahū lā sharīka lah, lahul-mulku wa lahul-ḥamdu wa huwa ʿalā kulli shayʾin qadīr. Rabbi asʾaluka khayra mā fī hādhihil-laylati wa khayra mā baʿdahā, wa aʿūdhu bika min sharri mā fī hādhihil-laylati wa sharri mā baʿdahā. Rabbi aʿūdhu bika minal-kasali wa sūʾil-kibar. Rabbi aʿūdhu bika min ʿadhābin fin-nāri wa ʿadhābin fil-qabr.
Akşama erdik, mülk de Allah'a ait olarak akşama erdi. Hamd Allah'a mahsustur. Allah'tan başka ilah yoktur; O tektir, ortağı yoktur. Mülk O'nundur, hamd O'nadır ve O her şeye kadirdir. Rabbim! Senden bu gecenin hayrını ve ondan sonrakinin hayrını isterim; bu gecenin şerrinden ve ondan sonrakinin şerrinden Sana sığınırım. Rabbim! Tembellikten ve ihtiyarlığın kötülüğünden Sana sığınırım. Rabbim! Ateşteki azaptan ve kabirdeki azaptan Sana sığınırım.
× 1 · Kaynak: Hısnü'l-Müslim 77 · Müslim 2723 (Sahih)
اللَّهُمَّ بِكَ أَمْسَيْنَا وَبِكَ أَصْبَحْنَا وَبِكَ نَحْيَا وَبِكَ نَمُوتُ وَإِلَيْكَ النُّشُورُ
Allāhumma bika amsaynā, wa bika aṣbaḥnā, wa bika naḥyā, wa bika namūtu, wa ilaykan-nushūr.
Allah'ım! Seninle akşama erdik, Seninle sabaha erdik; Seninle yaşar, Seninle ölürüz. Diriliş Sanadır.
× 1 · Kaynak: Hısnü'l-Müslim 78 · Tirmizî 3391 (Sahih)
اللَّهُمَّ أَنْتَ رَبِّي، لاَ إِلَهَ إِلاَّ أَنْتَ، خَلَقْتَنِي وَأَنَا عَبْدُكَ، وَأَنَا عَلَى عَهْدِكَ وَوَعْدِكَ مَا اسْتَطَعْتُ، أَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّ مَا صَنَعْتُ، أَبُوءُ لَكَ بِنِعْمَتِكَ عَلَىَّ وَأَبُوءُ لَكَ بِذَنْبِي، فَاغْفِرْ لِي، فَإِنَّهُ لاَ يَغْفِرُ الذُّنُوبَ إِلاَّ أَنْتَ
Allāhumma anta rabbī, lā ilāha illā ant, khalaqtanī wa ana ʿabduk, wa ana ʿalā ʿahdika wa waʿdika mastaṭaʿt, aʿūdhu bika min sharri mā ṣanaʿt, abūʾu laka bi-niʿmatika ʿalayya wa abūʾu laka bi-dhanbī, faghfir lī, fa-innahū lā yaghfirudh-dhunūba illā ant.
Allah'ım! Sen benim Rabbimsin. Senden başka ilah yoktur. Beni Sen yarattın; ben Senin kulunum. Gücüm yettiğince Sana verdiğim söze ve vaadime bağlıyım. Yaptıklarımın şerrinden Sana sığınırım. Bana olan nimetini ikrar ederim, günahımı da itiraf ederim. Beni bağışla; çünkü günahları Senden başka bağışlayan yoktur.
Kim buna yürekten inanarak gündüz söyler de o gün akşam olmadan ölürse cennet ehlindendir; kim de inanarak gece söyler de sabah olmadan ölürse o da cennet ehlindendir.
× 1 · Kaynak: Hısnü'l-Müslim 79 · Buhârî 6306 (Sahih)
اللَّهُمَّ عَافِنِي فِي بَدَنِي اللَّهُمَّ عَافِنِي فِي سَمْعِي اللَّهُمَّ عَافِنِي فِي بَصَرِي لاَ إِلَهَ إِلاَّ أَنْتَ
Allāhumma ʿāfinī fī badanī, Allāhumma ʿāfinī fī samʿī, Allāhumma ʿāfinī fī baṣarī, lā ilāha illā ant.
Allah'ım! Bedenime afiyet ver. Allah'ım! Kulağıma afiyet ver. Allah'ım! Gözüme afiyet ver. Senden başka ilah yoktur.
Ebû Bekre, Peygamber'in ﷺ sünnetine uyarak bunu sabah üç kez ve akşam üç kez tekrarlardı.
× 3 · Kaynak: Hısnü'l-Müslim 82 · Ebû Dâvûd 5090 (Hasen)
اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنَ الْكُفْرِ وَالْفَقْرِ اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنْ عَذَابِ الْقَبْرِ لاَ إِلَهَ إِلاَّ أَنْتَ
Allāhumma innī aʿūdhu bika minal-kufri wal-faqr, Allāhumma innī aʿūdhu bika min ʿadhābil-qabr, lā ilāha illā ant.
Allah'ım! Küfürden ve fakirlikten Sana sığınırım. Allah'ım! Kabir azabından Sana sığınırım. Senden başka ilah yoktur.
Ebû Bekre, Peygamber'in ﷺ sünnetine uyarak bunu sabah üç kez ve akşam üç kez tekrarlardı.
× 3 · Kaynak: Hısnü'l-Müslim 82 · Ebû Dâvûd 5090 (Hasen)
اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ الْعَفْوَ وَالْعَافِيَةَ فِي الدُّنْيَا وَالآخِرَةِ اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ الْعَفْوَ وَالْعَافِيَةَ فِي دِينِي وَدُنْيَاىَ وَأَهْلِي وَمَالِي اللَّهُمَّ اسْتُرْ عَوْرَاتِي وَآمِنْ رَوْعَاتِي وَاحْفَظْنِي مِنْ بَيْنِ يَدَىَّ وَمِنْ خَلْفِي وَعَنْ يَمِينِي وَعَنْ شِمَالِي وَمِنْ فَوْقِي وَأَعُوذُ بِكَ أَنْ أُغْتَالَ مِنْ تَحْتِي
Allāhumma innī asʾalukal-ʿafwa wal-ʿāfiyata fid-dunyā wal-ākhirah, Allāhumma innī asʾalukal-ʿafwa wal-ʿāfiyata fī dīnī wa dunyāya wa ahlī wa mālī, Allāhummastur ʿawrātī wa āmin rawʿātī, waḥfaẓnī min bayni yadayya wa min khalfī wa ʿan yamīnī wa ʿan shimālī wa min fawqī, wa aʿūdhu bika an ughtāla min taḥtī.
Allah'ım! Senden dünyada ve ahirette af ve afiyet dilerim. Allah'ım! Senden dinimde, dünyamda, ailemde ve malımda af ve afiyet dilerim. Allah'ım! Ayıplarımı ört, korkularımdan emin kıl. Beni önümden, arkamdan, sağımdan, solumdan ve üstümden koru. Altımdan ansızın helak edilmekten Sana sığınırım.
İbn Ömer: Peygamber ﷺ akşam ve sabah bu duaları hiç terk etmezdi.
× 1 · Kaynak: Hısnü'l-Müslim 84 · İbn Mâce 3871 (Sahih)
اللَّهُمَّ فَاطِرَ السَّمَوَاتِ وَالأَرْضِ عَالِمَ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ لاَ إِلَهَ إِلاَّ أَنْتَ رَبَّ كُلِّ شَيْءٍ وَمَلِيكَهُ أَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّ نَفْسِي وَمِنْ شَرِّ الشَّيْطَانِ وَشَرَكِهِ وَأَنْ أَقْتَرِفَ عَلَى نَفْسِي سُوءًا أَوْ أَجُرَّهُ إِلَى مُسْلِمٍ
Allāhumma fāṭiras-samāwāti wal-arḍ, ʿālimal-ghaybi wash-shahādah, lā ilāha illā ant, rabba kulli shayʾin wa malīkah, aʿūdhu bika min sharri nafsī wa min sharrish-shayṭāni wa sharakih, wa an aqtarifa ʿalā nafsī sūʾan aw ajurrahū ilā muslim.
Allah'ım! Ey gökleri ve yeri yaratan, görüleni ve görülmeyeni bilen! Senden başka ilah yoktur; Sen her şeyin Rabbi ve sahibisin. Nefsimin şerrinden, şeytanın şerrinden ve tuzaklarından, kendime bir kötülük etmekten veya onu bir Müslümana bulaştırmaktan Sana sığınırım.
× 1 · Kaynak: Hısnü'l-Müslim 85 · Tirmizî 3529 (Hasen)
بِسْمِ اللَّهِ الَّذِي لاَ يَضُرُّ مَعَ اسْمِهِ شَىْءٌ فِي الأَرْضِ وَلاَ فِي السَّمَاءِ وَهُوَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ
Bismillāhil-ladhī lā yaḍurru maʿasmihī shayʾun fil-arḍi wa lā fis-samāʾ, wa huwas-samīʿul-ʿalīm.
Adıyla birlikte yerde ve gökte hiçbir şeyin zarar veremeyeceği Allah'ın adıyla. O, işitendir, bilendir.
Kim bunu üç kez söylerse sabaha kadar ona ani bir bela isabet etmez; kim sabah üç kez söylerse akşama kadar ona ani bir bela isabet etmez.
× 3 · Kaynak: Hısnü'l-Müslim 86 · Ebû Dâvûd 5088 (Sahih)
يَا حَيُّ يَا قَيُّومُ بِرَحْمَتِكَ أَسْتَغيثُ أَصْلِحْ لِي شَأْنِيَ كُلَّهُ وَلاَ تَكِلْنِي إِلَى نَفْسِي طَرْفَةَ عَيْنٍ
Yā ḥayyu yā qayyūmu bi-raḥmatika astaghīth, aṣliḥ lī shaʾniya kullah, wa lā takilnī ilā nafsī ṭarfata ʿayn.
Ey Hayy, ey Kayyûm! Rahmetinle yardım dilerim. Bütün işlerimi düzelt ve beni göz açıp kapayıncaya kadar bile nefsime bırakma.
× 1 · Kaynak: Hısnü'l-Müslim 88 · Hâkim 1/545 (Sahih)
سُبْحَانَ اللَّهِ وَبِحَمْدِهِ
Subḥānallāhi wa bi-ḥamdih.
Allah'ı hamd ile tesbih ederim.
Kim bunu sabah ve akşam yüz kez söylerse, kıyamet günü hiç kimse onun getirdiğinden daha üstününü getiremez; ancak onun kadar veya daha fazla söyleyen müstesnadır.
× 100 · Kaynak: Hısnü'l-Müslim 91 · Müslim 2692 (Sahih)
لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ وَحْدَهُ لاَ شَرِيكَ لَهُ لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ وَهُوَ عَلَى كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ
Lā ilāha illallāhu waḥdahū lā sharīka lah, lahul-mulku wa lahul-ḥamdu wa huwa ʿalā kulli shayʾin qadīr.
Allah'tan başka ilah yoktur; O tektir, ortağı yoktur. Mülk O'nundur, hamd O'nadır ve O her şeye kadirdir.
Sabah söylenirse İsmail soyundan bir köle azat etmeye denktir; ona on sevap yazılır, on günahı silinir, on derece yükseltilir ve akşama kadar şeytandan korunur. Akşam söylenirse sabaha kadar aynı fazilet geçerlidir.
× 1 · Kaynak: Hısnü'l-Müslim 92 · Ebû Dâvûd 5077 (Sahih)
أَعُوذُ بِكَلِمَاتِ اللَّهِ التَّامَّاتِ مِنْ شَرِّ مَا خَلَقَ
Aʿūdhu bi-kalimātillāhit-tāmmāti min sharri mā khalaq.
Yarattığı şeylerin şerrinden Allah'ın eksiksiz kelimelerine sığınırım.
Kim akşam bunu üç kez söylerse o gece hiçbir zehirli sokma ona zarar vermez.
× 3 · Kaynak: Hısnü'l-Müslim 97 · Tirmizî 3604b (Sahih)
Sabah zikirleri — Şii kaynakları
لا إِلَهَ إِلا الله وَحْدَهُ لا شَرِيكَ لَهُ لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ يُحْيِي وَيُمِيتُ وَيُمِيتُ وَيُحْيِي وَهُوَ حَيٌّ لا يَمُوتُ بِيَدِهِ الْخَيْرُ وَهُوَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ
Lā ilāha illallāhu waḥdahū lā sharīka lah, lahul-mulku wa lahul-ḥamd, yuḥyī wa yumītu wa yumītu wa yuḥyī, wa huwa ḥayyun lā yamūt, bi-yadihil-khayr, wa huwa ʿalā kulli shayʾin qadīr.
Allah'tan başka ilah yoktur; O tektir, ortağı yoktur. Mülk O'nundur, hamd O'na aittir. Diriltir ve öldürür, öldürür ve diriltir; O, ölmeyen Diri'dir. Hayır O'nun elindedir ve O her şeye kadirdir.
Güneş doğmadan önce on defa ve batmadan önce on defa. İmam Sâdık (a.s.): o günün günahlarına kefarettir. Mefâtîhu'l-Cinân'da da (sabah-akşam zikirleri) yer alır.
× 10 · Kaynak: el-Kâfî, c. 2, no. 2/39/1 · On defa tehlîl
أَعُوذُ بِالله السَّمِيعِ الْعَلِيمِ
Aʿūdhu billāhis-samīʿil-ʿalīm.
Her şeyi işiten, her şeyi bilen Allah'a sığınırım.
Güneş doğarken on defa ve batarken on defa; İmam Sâdık (a.s.) bunu on defalık tehlîl ile birlikte öğretmiştir.
× 10 · Kaynak: el-Kâfî, c. 2, no. 2/48/17 · Sabah ve akşam
أَسْتَغْفِرُ الله الَّذِي لا إِلَهَ إِلا هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ ذُو الْجَلالِ وَالإكْرَامِ وَأَتُوبُ إِلَيْهِ
Astaghfirullāhal-ladhī lā ilāha illā huwal-ḥayyul-qayyūm, dhul-jalāli wal-ikrām, wa atūbu ilayh.
Kendisinden başka ilah olmayan, Hayy ve Kayyûm, celâl ve ikram sahibi Allah'tan bağışlanma dilerim ve O'na tövbe ederim.
Her farz namazdan sonra (dolayısıyla sabah ve akşam namazından sonra da), ayaklarını oynatmadan önce üç defa. İmam Bâkır (a.s.): Allah, deniz köpüğü kadar olsa da günahlarını bağışlar.
× 3 · Kaynak: el-Kâfî, c. 2, no. 2/47/1 · Farz namazdan sonra istiğfar
بِسْمِ الله الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ لا حَوْلَ وَلا قُوَّةَ إِلا بِالله الْعَلِيِّ الْعَظِيمِ
Bismillāhir-Raḥmānir-Raḥīm, lā ḥawla wa lā quwwata illā billāhil-ʿaliyyil-ʿaẓīm.
Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla. Güç ve kuvvet ancak Yüce ve Azîm olan Allah'ındır.
Sabah ve akşam namazlarından sonra yedi defa. İmam Sâdık (a.s.): bunu söyleyene delilik, cüzam, alaca hastalığı ve yetmiş çeşit belâ isabet etmez.
× 7 · Kaynak: el-Kâfî, c. 2, no. 2/48/28 · Sabah ve akşam
مَا شَاءَ الله كَانَ لا حَوْلَ وَلا قُوَّةَ إِلا بِالله الْعَلِيِّ الْعَظِيمِ
Mā shāʾallāhu kān, lā ḥawla wa lā quwwata illā billāhil-ʿaliyyil-ʿaẓīm.
Allah ne dilerse o olur; güç ve kuvvet ancak Yüce ve Azîm olan Allah'ındır.
Sabah namazından sonra yüz defa. İmam Sâdık (a.s.): o gün hoşlanmadığı hiçbir şey görmez.
× 100 · Kaynak: el-Kâfî, c. 2, no. 2/48/24 · Sabah ve akşam
الْحَمْدُ لله رَبِّ الصَّبَاحِ الْحَمْدُ لله فَالِقِ الإصْبَاحِ
Al-ḥamdu lillāhi rabbiṣ-ṣabāḥ, al-ḥamdu lillāhi fāliqil-iṣbāḥ.
Sabahın Rabbi Allah'a hamd olsun; tan yerini ağartan Allah'a hamd olsun.
Sabah namazından sonra üç defa (İmam Bâkır (a.s.)); rivayet bir dua ile devam eder.
× 3 · Kaynak: el-Kâfî, c. 2, no. 2/48/18 · Sabah ve akşam
الله أَكْبَرُ الله أَكْبَرُ كَبِيراً وَسُبْحَانَ الله بُكْرَةً وَأَصِيلاً وَالْحَمْدُ لله رَبِّ الْعَالَمِينَ كَثِيراً لا شَرِيكَ لَهُ وَصَلَّى الله عَلَى مُحَمَّدٍ وَآلِهِ
Allāhu akbar, Allāhu akbaru kabīrā, wa subḥānallāhi bukratan wa aṣīlā, wal-ḥamdu lillāhi rabbil-ʿālamīna kathīran lā sharīka lah, wa ṣallallāhu ʿalā Muḥammadin wa ālih.
Allah en büyüktür, Allah en büyüktür, pek büyüktür; sabah akşam Allah'ı tesbih ederim; âlemlerin Rabbi Allah'a, ortağı olmayana çokça hamd olsun; Allah Muhammed'e ve Ehl-i Beyt'ine salât etsin.
Sabah, güneş doğmadan önce. İmam Bâkır (a.s.): bir melek bu sözleri göklere yükseltir; melekler söyleyen için rahmet ve mağfiret diler ve bunlar hazineler defterine yazılır.
× 1 · Kaynak: el-Kâfî, c. 2, no. 2/48/14 · Sabah ve akşam
أَبْتَدِئُ يَوْمِي هَذَا بَيْنَ يَدَيْ نِسْيَانِي وَعَجَلَتِي بِسْمِ الله وَمَا شَاءَ الله
Abtadiʾu yawmī hādhā bayna yaday nisyānī wa ʿajalatī bismillāhi wa mā shāʾallāh.
Bu günüme, unutkanlığımın ve aceleciliğimin önünde, Allah'ın adıyla ve Allah'ın dilediğiyle başlarım.
İmam Zeynelâbidîn (a.s.) sabah bunu söylerdi. İmam Sâdık (a.s.): kul bunu yaparsa, gün içinde unuttuklarına bedel olarak ona yeter.
× 1 · Kaynak: el-Kâfî, c. 2, no. 2/48/5 · Sabah ve akşam
أَمْسَيْنَا لله شَاكِرِينَ وَأَصْبَحْنَا لله حَامِدِينَ وَالْحَمْدُ لله كَمَا أَصْبَحْنَا لَكَ مُسْلِمِينَ سَالِمِينَ
Amsaynā lillāhi shākirīna wa aṣbaḥnā lillāhi ḥāmidīn, wal-ḥamdu lillāhi kamā aṣbaḥnā laka muslimīna sālimīn.
Akşamı Allah'a şükrederek geçirdik, sabaha Allah'a hamd ederek ulaştık; Sana teslim olmuş ve esenlik içinde sabaha ulaştığımız için Allah'a hamd olsun.
İmam Ali (a.s.) bunu sabah söylerdi; akşam şekli ayrıca verilmiştir.
× 1 · Kaynak: el-Kâfî, c. 2, no. 2/48/12 · Sabah ve akşam
رَضِيتُ بِالله رَبّاً وَبِالإسْلامِ دِيناً وَبِمُحَمَّدٍ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وآلِه نَبِيّاً وَبِالْقُرْآنِ بَلاغاً وَبِعَلِيٍّ إِمَاماً
Raḍītu billāhi rabban, wa bil-islāmi dīnan, wa bi-Muḥammadin ṣallallāhu ʿalayhi wa ālihī nabiyyan, wa bil-qurʾāni balāghan, wa bi-ʿAliyyin imāmā.
Rab olarak Allah'tan, din olarak İslâm'dan, peygamber olarak Muhammed'den — Allah ona ve Ehl-i Beyt'ine salât etsin —, tebliğ edilen mesaj olarak Kur'an'dan ve imam olarak Ali'den razıyım.
Sabah üç defa ve akşam üç defa. İmam Ali'den (a.s.) rivayet edilir: bunu söyleyeni Kıyamet günü razı etmek Allah üzerine bir haktır.
× 3 · Kaynak: el-Kâfî, c. 2, no. 2/48/12 · Sabah ve akşam
سُبْحَانَ الله وَالْحَمْدُ لله وَلا إِلَهَ إِلا الله وَالله أَكْبَرُ
Subḥānallāhi wal-ḥamdu lillāhi wa lā ilāha illallāhu wallāhu akbar.
Allah'ı tesbih ederim, hamd Allah'adır, Allah'tan başka ilah yoktur ve Allah en büyüktür.
Sabah ve akşam söylenir. Peygamber (s.a.a.): her tesbih için sana cennette on ağaç dikilir; bunlar «bâkıyâtü's-sâlihât»tandır. Mefâtîhu'l-Cinân her sabah ve akşam on defa söylenmesini tavsiye eder.
× 1 · Kaynak: el-Kâfî, c. 2, no. 2/29/4 · Tesbih, tehlîl ve tekbir
اللهمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ بِحَقِّ مُحَمَّدٍ وَآلِ مُحَمَّدٍ عَلَيْكَ صَلِّ عَلَى مُحَمَّدٍ وَآلِ مُحَمَّدٍ وَاجْعَلِ النُّورَ فِي بَصَرِي وَالْبَصِيرَةَ فِي دِينِي وَالْيَقِينَ فِي قَلْبِي وَالإخْلاصَ فِي عَمَلِي وَالسَّلامَةَ فِي نَفْسِي وَالسَّعَةَ فِي رِزْقِي وَالشُّكْرَ لَكَ أَبَداً مَا أَبْقَيْتَنِي
Allāhumma innī asʾaluka bi-ḥaqqi Muḥammadin wa āli Muḥammadin ʿalayk, ṣalli ʿalā Muḥammadin wa āli Muḥammad, wajʿalin-nūra fī baṣarī, wal-baṣīrata fī dīnī, wal-yaqīna fī qalbī, wal-ikhlāṣa fī ʿamalī, was-salāmata fī nafsī, was-saʿata fī rizqī, wash-shukra laka abadan mā abqaytanī.
Allah'ım, Muhammed ve Âl-i Muhammed'in Senin üzerindeki hakkı hürmetine Senden dilerim: Muhammed'e ve Âl-i Muhammed'e salât et; gözüme nur, dinime basiret, kalbime yakîn, amelime ihlâs, nefsime selâmet, rızkıma genişlik ver ve beni yaşattıkça daima Sana şükretmeyi nasip et.
Sabah ve akşam namazlarından sonra. İmam Sâdık (a.s.) bunu dünya ve âhiret için ve göz ağrısının giderilmesi için dua olarak öğretmiştir. Mefâtîhu'l-Cinân'da da (sabah namazı ta'kîbâtı) vardır.
× 1 · Kaynak: el-Kâfî, c. 2, no. 2/52/11 · Namazdan sonraki dualar
ٱللَّهُ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ ٱلْحَىُّ ٱلْقَيُّومُ لَا تَأْخُذُهُۥ سِنَةٌ وَلَا نَوْمٌ لَّهُۥ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ مَن ذَا ٱلَّذِى يَشْفَعُ عِندَهُۥٓ إِلَّا بِإِذْنِهِۦ يَعْلَمُ مَا بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ وَلَا يُحِيطُونَ بِشَىْءٍ مِّنْ عِلْمِهِۦٓ إِلَّا بِمَا شَآءَ وَسِعَ كُرْسِيُّهُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ وَلَا يَـُٔودُهُۥ حِفْظُهُمَا وَهُوَ ٱلْعَلِىُّ ٱلْعَظِيمُ
Allāhu lā ilāha illā huwal-ḥayyul-qayyūm. Lā taʾkhudhuhū sinatun wa lā nawm. Lahū mā fis-samāwāti wa mā fil-arḍ. Man dhal-ladhī yashfaʿu ʿindahū illā bi-idhnih. Yaʿlamu mā bayna aydīhim wa mā khalfahum, wa lā yuḥīṭūna bi-shayʾin min ʿilmihī illā bimā shāʾ. Wasiʿa kursiyyuhus-samāwāti wal-arḍ, wa lā yaʾūduhū ḥifẓuhumā, wa huwal-ʿaliyyul-ʿaẓīm.
Allah — O'ndan başka ilah yoktur; O, Hayy'dır, Kayyûm'dur. O'nu ne uyuklama ne de uyku tutar. Göklerde ve yerde ne varsa O'nundur. İzni olmadan O'nun katında kim şefaat edebilir? O, önlerindekini ve arkalarındakini bilir; onlar ise O'nun ilminden, O'nun dilediği dışında hiçbir şeyi kavrayamazlar. Kürsüsü gökleri ve yeri kaplamıştır; onları koruyup gözetmek O'na ağır gelmez. O, Yüce'dir, Azîm'dir.
İmam Sâdık (a.s.) sabah ve akşam diğer ayetlerle birlikte Âyetü'l-Kürsî'nin okunmasını öğütler. Burada Bakara suresinin 255. ayeti verilmiştir.
× 1 · Kaynak: Kur'an 2:255 · tavsiye: el-Kâfî, c. 2, no. 2/48/20 · Sabah ve akşam
قُلْ أَعُوذُ بِرَبِّ ٱلْفَلَقِ مِن شَرِّ مَا خَلَقَ وَمِن شَرِّ غَاسِقٍ إِذَا وَقَبَ وَمِن شَرِّ ٱلنَّفَّٰثَٰتِ فِى ٱلْعُقَدِ وَمِن شَرِّ حَاسِدٍ إِذَا حَسَدَ
Qul aʿūdhu bi-rabbil-falaq. Min sharri mā khalaq. Wa min sharri ghāsiqin idhā waqab. Wa min sharrin-naffāthāti fil-ʿuqad. Wa min sharri ḥāsidin idhā ḥasad.
De ki: Sabahın Rabbine sığınırım; yarattığı şeylerin şerrinden, çöktüğünde karanlığın şerrinden, düğümlere üfleyenlerin şerrinden ve haset ettiğinde hasetçinin şerrinden.
İmam Sâdık (a.s.), İmam Bâkır'ın (a.s.) sabah duasında kendisini, çocuklarını ve Rabbinin ona verdiklerini Felak ve Nâs surelerini sonuna kadar okuyarak Allah'a emanet ettiğini rivayet eder.
× 1 · Kaynak: Kur'an 113:1-5 · tavsiye: el-Kâfî, c. 2, no. 2/48/13 · Sabah ve akşam
قُلْ أَعُوذُ بِرَبِّ ٱلنَّاسِ مَلِكِ ٱلنَّاسِ إِلَٰهِ ٱلنَّاسِ مِن شَرِّ ٱلْوَسْوَاسِ ٱلْخَنَّاسِ ٱلَّذِى يُوَسْوِسُ فِى صُدُورِ ٱلنَّاسِ مِنَ ٱلْجِنَّةِ وَٱلنَّاسِ
Qul aʿūdhu bi-rabbin-nās. Malikin-nās. Ilāhin-nās. Min sharril-waswāsil-khannās. Alladhī yuwaswisu fī ṣudūrin-nās. Minal-jinnati wan-nās.
De ki: İnsanların Rabbine, insanların Melikine, insanların İlahına sığınırım; insanların göğüslerine vesvese veren, cinlerden ve insanlardan olan sinsi vesvesecinin şerrinden.
İmam Sâdık'ın (a.s.) rivayetine göre İmam Bâkır'ın (a.s.) sabah duasında Felak suresinden sonra okunur.
× 1 · Kaynak: Kur'an 114:1-6 · tavsiye: el-Kâfî, c. 2, no. 2/48/13 · Sabah ve akşam
Akşam zikirleri — Şii kaynakları
لا إِلَهَ إِلا الله وَحْدَهُ لا شَرِيكَ لَهُ لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ يُحْيِي وَيُمِيتُ وَيُمِيتُ وَيُحْيِي وَهُوَ حَيٌّ لا يَمُوتُ بِيَدِهِ الْخَيْرُ وَهُوَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ
Lā ilāha illallāhu waḥdahū lā sharīka lah, lahul-mulku wa lahul-ḥamd, yuḥyī wa yumītu wa yumītu wa yuḥyī, wa huwa ḥayyun lā yamūt, bi-yadihil-khayr, wa huwa ʿalā kulli shayʾin qadīr.
Allah'tan başka ilah yoktur; O tektir, ortağı yoktur. Mülk O'nundur, hamd O'na aittir. Diriltir ve öldürür, öldürür ve diriltir; O, ölmeyen Diri'dir. Hayır O'nun elindedir ve O her şeye kadirdir.
Güneş doğmadan önce on defa ve batmadan önce on defa. İmam Sâdık (a.s.): o günün günahlarına kefarettir. Mefâtîhu'l-Cinân'da da (sabah-akşam zikirleri) yer alır.
× 10 · Kaynak: el-Kâfî, c. 2, no. 2/39/1 · On defa tehlîl
أَعُوذُ بِالله السَّمِيعِ الْعَلِيمِ
Aʿūdhu billāhis-samīʿil-ʿalīm.
Her şeyi işiten, her şeyi bilen Allah'a sığınırım.
Güneş doğarken on defa ve batarken on defa; İmam Sâdık (a.s.) bunu on defalık tehlîl ile birlikte öğretmiştir.
× 10 · Kaynak: el-Kâfî, c. 2, no. 2/48/17 · Sabah ve akşam
أَسْتَغْفِرُ الله الَّذِي لا إِلَهَ إِلا هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ ذُو الْجَلالِ وَالإكْرَامِ وَأَتُوبُ إِلَيْهِ
Astaghfirullāhal-ladhī lā ilāha illā huwal-ḥayyul-qayyūm, dhul-jalāli wal-ikrām, wa atūbu ilayh.
Kendisinden başka ilah olmayan, Hayy ve Kayyûm, celâl ve ikram sahibi Allah'tan bağışlanma dilerim ve O'na tövbe ederim.
Her farz namazdan sonra (dolayısıyla sabah ve akşam namazından sonra da), ayaklarını oynatmadan önce üç defa. İmam Bâkır (a.s.): Allah, deniz köpüğü kadar olsa da günahlarını bağışlar.
× 3 · Kaynak: el-Kâfî, c. 2, no. 2/47/1 · Farz namazdan sonra istiğfar
بِسْمِ الله الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ لا حَوْلَ وَلا قُوَّةَ إِلا بِالله الْعَلِيِّ الْعَظِيمِ
Bismillāhir-Raḥmānir-Raḥīm, lā ḥawla wa lā quwwata illā billāhil-ʿaliyyil-ʿaẓīm.
Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla. Güç ve kuvvet ancak Yüce ve Azîm olan Allah'ındır.
Sabah ve akşam namazlarından sonra yedi defa. İmam Sâdık (a.s.): bunu söyleyene delilik, cüzam, alaca hastalığı ve yetmiş çeşit belâ isabet etmez.
× 7 · Kaynak: el-Kâfî, c. 2, no. 2/48/28 · Sabah ve akşam
الْحَمْدُ لله الَّذِي يَفْعَلُ مَا يَشَاءُ وَلا يَفْعَلُ مَا يَشَاءُ غَيْرُهُ
Al-ḥamdu lillāhil-ladhī yafʿalu mā yashāʾ, wa lā yafʿalu mā yashāʾu ghayruh.
Dilediğini yapan Allah'a hamd olsun; O'ndan başkası dilediğini yapamaz.
Akşam namazından sonra üç defa. İmam Sâdık (a.s.): ona pek çok hayır verilir. Mefâtîhu'l-Cinân'da da (akşam namazı ta'kîbâtı) vardır.
× 3 · Kaynak: el-Kâfî, c. 2, no. 2/52/2 · Namazdan sonraki dualar
بِسْمِ الله الَّذِي لا إِلَهَ إِلا هُوَ عَالِمِ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ اللهمَّ أَذْهِبْ عَنِّي الْهَمَّ وَالْغَمَّ وَالْحَزَنَ
Bismillāhil-ladhī lā ilāha illā huwa ʿālimil-ghaybi wash-shahādatir-Raḥmānir-Raḥīm, allāhumma adh-hib ʿannil-hamma wal-ghamma wal-ḥazan.
Kendisinden başka ilah olmayan, gaybı ve görüneni bilen, Rahmân ve Rahîm Allah'ın adıyla. Allah'ım, benden kaygıyı, kederi ve hüznü gider.
Akşam namazından sonra eli alnın üzerinden geçirerek üç defa (İmam Sâdık (a.s.)).
× 3 · Kaynak: el-Kâfî, c. 2, no. 2/52/10 · Namazdan sonraki dualar
اللهمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ بِحَقِّ مُحَمَّدٍ وَآلِ مُحَمَّدٍ عَلَيْكَ صَلِّ عَلَى مُحَمَّدٍ وَآلِ مُحَمَّدٍ وَاجْعَلِ النُّورَ فِي بَصَرِي وَالْبَصِيرَةَ فِي دِينِي وَالْيَقِينَ فِي قَلْبِي وَالإخْلاصَ فِي عَمَلِي وَالسَّلامَةَ فِي نَفْسِي وَالسَّعَةَ فِي رِزْقِي وَالشُّكْرَ لَكَ أَبَداً مَا أَبْقَيْتَنِي
Allāhumma innī asʾaluka bi-ḥaqqi Muḥammadin wa āli Muḥammadin ʿalayk, ṣalli ʿalā Muḥammadin wa āli Muḥammad, wajʿalin-nūra fī baṣarī, wal-baṣīrata fī dīnī, wal-yaqīna fī qalbī, wal-ikhlāṣa fī ʿamalī, was-salāmata fī nafsī, was-saʿata fī rizqī, wash-shukra laka abadan mā abqaytanī.
Allah'ım, Muhammed ve Âl-i Muhammed'in Senin üzerindeki hakkı hürmetine Senden dilerim: Muhammed'e ve Âl-i Muhammed'e salât et; gözüme nur, dinime basiret, kalbime yakîn, amelime ihlâs, nefsime selâmet, rızkıma genişlik ver ve beni yaşattıkça daima Sana şükretmeyi nasip et.
Sabah ve akşam namazlarından sonra. İmam Sâdık (a.s.) bunu dünya ve âhiret için ve göz ağrısının giderilmesi için dua olarak öğretmiştir. Mefâtîhu'l-Cinân'da da (sabah namazı ta'kîbâtı) vardır.
× 1 · Kaynak: el-Kâfî, c. 2, no. 2/52/11 · Namazdan sonraki dualar
اللهمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ عِنْدَ إِقْبَالِ لَيْلِكَ وَإِدْبَارِ نَهَارِكَ وَحُضُورِ صَلَوَاتِكَ وَأَصْوَاتِ دُعَائِكَ أَنْ تُصَلِّيَ عَلَى مُحَمَّدٍ وَآلِ مُحَمَّدٍ
Allāhumma innī asʾaluka ʿinda iqbāli laylika wa idbāri nahārika wa ḥuḍūri ṣalawātika wa aṣwāti duʿāʾika an tuṣalliya ʿalā Muḥammadin wa āli Muḥammad.
Allah'ım, gecenin gelişi, gündüzün gidişi, namazlarının vaktinin girmesi ve Sana yapılan duaların sesleri yükselirken Senden, Muhammed'e ve Âl-i Muhammed'e salât etmeni dilerim.
İmam Sâdık (a.s.): akşam olunca bunu söyle, sonra dilediğini iste.
× 1 · Kaynak: el-Kâfî, c. 2, no. 2/48/7 · Sabah ve akşam
أَسْتَوْدِعُ الله الْعَلِيَّ الأعْلَى الْجَلِيلَ الْعَظِيمَ نَفْسِي وَمَنْ يَعْنِينِي أَمْرُهُ أَسْتَوْدِعُ الله نَفْسِيَ الْمَرْهُوبَ الْمَخُوفَ الْمُتَضَعْضِعَ لِعَظَمَتِهِ كُلُّ شَيْءٍ
Astawdiʿullāhal-ʿaliyyal-aʿlal-jalīlal-ʿaẓīma nafsī wa man yaʿnīnī amruh, astawdiʿullāha nafsiyal-marhūbal-makhūfal-mutaḍaʿḍiʿa li-ʿaẓamatihī kullu shayʾ.
Kendimi ve işi beni ilgilendiren herkesi Yüce, En Yüce, Celîl ve Azîm Allah'a emanet ederim. Kendimi, heybetli, korkulan ve azameti karşısında her şeyin boyun eğdiği Allah'a emanet ederim.
Akşam üç defa. İmam Sâdık (a.s.): bunu söyleyen sabaha kadar Cebrâil'in kanatlarından biriyle kuşatılır.
× 3 · Kaynak: el-Kâfî, c. 2, no. 2/48/6 · Sabah ve akşam
أَصْبَحْنَا لله شَاكِرِينَ وَأَمْسَيْنَا لله حَامِدِينَ فَلَكَ الْحَمْدُ كَمَا أَمْسَيْنَا لَكَ مُسْلِمِينَ سَالِمِينَ
Aṣbaḥnā lillāhi shākirīna wa amsaynā lillāhi ḥāmidīn, fa-lakal-ḥamdu kamā amsaynā laka muslimīna sālimīn.
Sabahı Allah'a şükrederek geçirdik, akşama Allah'a hamd ederek ulaştık; Sana teslim olmuş ve esenlik içinde akşama ulaştığımız için hamd Sana'dır.
İmam Ali (a.s.) bunu akşam söylerdi; sabah şekli ayrıca verilmiştir.
× 1 · Kaynak: el-Kâfî, c. 2, no. 2/48/12 · Sabah ve akşam
رَضِيتُ بِالله رَبّاً وَبِالإسْلامِ دِيناً وَبِمُحَمَّدٍ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وآلِه نَبِيّاً وَبِالْقُرْآنِ بَلاغاً وَبِعَلِيٍّ إِمَاماً
Raḍītu billāhi rabban, wa bil-islāmi dīnan, wa bi-Muḥammadin ṣallallāhu ʿalayhi wa ālihī nabiyyan, wa bil-qurʾāni balāghan, wa bi-ʿAliyyin imāmā.
Rab olarak Allah'tan, din olarak İslâm'dan, peygamber olarak Muhammed'den — Allah ona ve Ehl-i Beyt'ine salât etsin —, tebliğ edilen mesaj olarak Kur'an'dan ve imam olarak Ali'den razıyım.
Sabah üç defa ve akşam üç defa. İmam Ali'den (a.s.) rivayet edilir: bunu söyleyeni Kıyamet günü razı etmek Allah üzerine bir haktır.
× 3 · Kaynak: el-Kâfî, c. 2, no. 2/48/12 · Sabah ve akşam
سُبْحَانَ الله وَالْحَمْدُ لله وَلا إِلَهَ إِلا الله وَالله أَكْبَرُ
Subḥānallāhi wal-ḥamdu lillāhi wa lā ilāha illallāhu wallāhu akbar.
Allah'ı tesbih ederim, hamd Allah'adır, Allah'tan başka ilah yoktur ve Allah en büyüktür.
Sabah ve akşam söylenir. Peygamber (s.a.a.): her tesbih için sana cennette on ağaç dikilir; bunlar «bâkıyâtü's-sâlihât»tandır. Mefâtîhu'l-Cinân her sabah ve akşam on defa söylenmesini tavsiye eder.
× 1 · Kaynak: el-Kâfî, c. 2, no. 2/29/4 · Tesbih, tehlîl ve tekbir
ٱللَّهُ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ ٱلْحَىُّ ٱلْقَيُّومُ لَا تَأْخُذُهُۥ سِنَةٌ وَلَا نَوْمٌ لَّهُۥ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ مَن ذَا ٱلَّذِى يَشْفَعُ عِندَهُۥٓ إِلَّا بِإِذْنِهِۦ يَعْلَمُ مَا بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ وَلَا يُحِيطُونَ بِشَىْءٍ مِّنْ عِلْمِهِۦٓ إِلَّا بِمَا شَآءَ وَسِعَ كُرْسِيُّهُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ وَلَا يَـُٔودُهُۥ حِفْظُهُمَا وَهُوَ ٱلْعَلِىُّ ٱلْعَظِيمُ
Allāhu lā ilāha illā huwal-ḥayyul-qayyūm. Lā taʾkhudhuhū sinatun wa lā nawm. Lahū mā fis-samāwāti wa mā fil-arḍ. Man dhal-ladhī yashfaʿu ʿindahū illā bi-idhnih. Yaʿlamu mā bayna aydīhim wa mā khalfahum, wa lā yuḥīṭūna bi-shayʾin min ʿilmihī illā bimā shāʾ. Wasiʿa kursiyyuhus-samāwāti wal-arḍ, wa lā yaʾūduhū ḥifẓuhumā, wa huwal-ʿaliyyul-ʿaẓīm.
Allah — O'ndan başka ilah yoktur; O, Hayy'dır, Kayyûm'dur. O'nu ne uyuklama ne de uyku tutar. Göklerde ve yerde ne varsa O'nundur. İzni olmadan O'nun katında kim şefaat edebilir? O, önlerindekini ve arkalarındakini bilir; onlar ise O'nun ilminden, O'nun dilediği dışında hiçbir şeyi kavrayamazlar. Kürsüsü gökleri ve yeri kaplamıştır; onları koruyup gözetmek O'na ağır gelmez. O, Yüce'dir, Azîm'dir.
İmam Sâdık (a.s.) sabah ve akşam diğer ayetlerle birlikte Âyetü'l-Kürsî'nin okunmasını öğütler. Burada Bakara suresinin 255. ayeti verilmiştir.
× 1 · Kaynak: Kur'an 2:255 · tavsiye: el-Kâfî, c. 2, no. 2/48/20 · Sabah ve akşam